Güroymak, Doğu Anadolu Bölgesi’nde, Yukarı Murat Havzası’nın doğusunda ve Van Gölü’nün batısında, Muş Ovası’nın doğu ucunda yer almaktadır. İlçe, doğu-batı istikametinde uzanan iki dağ sırasının arasında, ova içerisinde bulunan bir alan üzerinde kurulmuştur.
İlçenin doğusunda yer alan Nemrut Dağı ve Krater Gölü ile bunların etekleri, özellikle batıya doğru uzanarak ilçenin kuzeyini çevrelemektedir. Güneyde yer alan Kilhar Dağı ise Doğu Torosların uzantısı olup, ilçenin batısına doğru hafif bir eğimle ovaya uzanmaktadır.

İklim ve Bitki Örtüsü
Güroymak’ın iklim yapısı genel olarak Bitlis ilinin Akdeniz iklimi ile karasal iklim arasındaki geçiş özelliğine benzemekle birlikte, önemli farklılıklar da göstermektedir.
Kış ve bahar aylarında, özellikle yoğun sis nedeniyle güneşli gün sayısı azdır. İlçenin doğusunda bulunan Rahva Düzlüğü, doğal bir rüzgâr koridoru olması nedeniyle büyük tipi ve fırtınalara sahne olmaktadır.
Kışlar soğuk ve yoğun kar yağışlı, baharlar ise yağmurlu geçmektedir. Yazlar kısa ve ılık bir özellik göstermektedir.
İlçenin yüksek kesimlerinde yetişen meşe ve kavak ağaçlarının tahrip edilerek kesilmesi nedeniyle dağlık araziler büyük ölçüde çıplak kalmış, seyrek çalılarla kaplı otlaklar niteliğinde bir görünüm ortaya çıkmıştır.
Ovadaki eski ormanların da tahrip olması sonucunda, yer yer sellerle kaplı bozkır niteliğinde bir arazi yapısı oluşmuştur.
İlçenin deniz seviyesinden yüksekliği 1.320 metre, köyleriyle birlikte yüzölçümü ise 650 km²dir.
Akarsu Kaynakları
İlçemizde, Nemrut Dağı ve Nemrut Krater Gölü’nün etkisiyle sıcak su kaynaklarının yanı sıra, kar sularına dayalı oldukça gür doğal su kaynakları bulunmaktadır.
Nemrut Dağı Krater Gölü’nden etkilenerek ilçe merkezinde bulunan Kümbet Mahallesi’nde, Şelale Gölü olarak adlandırılan tatlı su kaynağı oluşmaktadır.
Meydana gelen doğal su kaynaklarının oluşturduğu akarsular, şehir merkezi ve çevresinden batı istikametine doğru dere yatakları içerisinden akmaktadır.
İlçe merkezinin Kümbet mevkiinde bulunan Şelale Gölü’nden kaynayan su, bir dere hâlinde batıya doğru uzanmakta; Germav (Kaplıca) bölgesindeki kaynaklarla birleşerek Karasu Nehri’nin başlangıcını oluşturmaktadır.
Bu nedenle ilçenin batı kısmındaki ovalık alan yarı bataklık ve sazlık bir yapı göstermektedir.
İlçenin Taşüstü, Çayarası ve Yemişveren köylerinden de bol sulu pınarlar kaynamakta ve ovaya doğru akmaktadır. Karların erimesiyle birlikte Aşağı Kolbaşı Köyü’nün güneyinden gelen güçlü bir dere de ilçe merkezinden geçerek akmaktadır.
Güroymak (Norşin-Çukur) Sıcak Su Kaplıcası ve Gölü
Van Gölü çevresinde kaplıca kaynaklarının oluşumuna etken faktörler bakımından, Van-Tatvan fay hattının kuzey ve güney bölümleri birbirinden farklı özellikler göstermektedir.
Bu hattın kuzeyinde kalan alanlarda, yakın zamanlardaki volkanik faaliyetlerin yoğun olmasına bağlı olarak çok sayıda sıcak su kaynağı bulunmaktadır. Buna karşılık hattın güneyi genel olarak yaşlı jeolojik oluşumlara sahip olup, sıcak su kaynağı bakımından fazla zengin değildir.
İldeki kaplıcalar arasında en önemlisi Güroymak (Norşin-Çukur) Sıcak Su Kaplıca Gölüdür. Yer ve konumu, akım değeri, fiziksel ve kimyasal özellikleri bakımından olumlu özelliklere sahiptir.
Güroymak (Norşin-Çukur) Sıcak Su Kaplıcası, Turizm Bakanlığı’nın çalışmalarında ve ilgili literatürde bölgesel ölçekte önem taşıyan 2. derece öncelikli kaplıca olarak tanımlanmıştır.
İlde bulunan diğer kaplıca, içme ve maden suları ise yerel ve yöresel ölçekte kullanıma açılabilecek nitelikteki kaynaklardır.
Bunlardan Nemrut Dağı Kaplıcası, akım değeri düşük, fiziksel ve kimyasal nitelikleri yüksek olmamakla birlikte, konumu nedeniyle çevresindeki doğal değerlerle birlikte önem kazanmaktadır.
Bitlis ilindeki kaynaklardan Güroymak (Norşin-Çukur) ve Ilıcak (Germav) kaplıcalarının fiziksel ve kimyasal analizleri yapılmış ve nitelikleri belirlenmiştir.
Yer ve Konumu
Güroymak (Norşin-Çukur) Sıcak Su Kaplıcası Gölü, Muş-Tatvan yolu üzerinde yer alan Güroymak (Norşin) yerleşimine 12 km uzaklıkta ve Muş Ovası’nın kuzeydoğu kenarında bulunmaktadır.
Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri ve Etkili Olduğu Hastalıklar
Su sıcaklığı 38-39°C, pH değeri ise yaklaşık 6,7 olan Güroymak (Norşin) Sıcak Su Kaplıcası suları; bikarbonatlı, sodyumlu, magnezyumlu, kalsiyumlu, demirli ve karbondioksitli bir bileşime sahiptir.
Banyo ve çamur banyosu uygulamalarına elverişli olan bu suların; romatizmal, solunum yolu, sinir sistemi, sindirim sistemi, böbrek ve idrar yolları ile metabolizma bozuklukları gibi hastalıklara olumlu etki yaptığı belirtilmektedir.
Emniyet ve Yerleşme Durumu
Yan yana bulunan iki kaynağın da kaynak emniyet alanı korunmamıştır. Çevresi, yeni gelişme ve yatırımlara uygundur.
Yapı Durumu
Ulaşım durumu ve diğer altyapı yatırımları yetersizdir. Tedavi tesisleri açık havuzlar hâlindedir. Yörede konaklama tesisi bulunmamaktadır. Çadır geleneği bulunmaktadır.
Var olan konaklama yerlerinin kullanılmaması nedeniyle geçmişte Özel İdare tarafından yapılmış olan tesisler kullanılamaz durumdadır.
Genel Değerlendirme
Kesin akım ölçümü yapılamamıştır. Büyük bir göl kenarında çıkış yapan kaplıca suları, yaklaşık 40 litre/sn su verimine ve 9.874 kişi/gün/banyo kapasitesine sahiptir.
Kaplıca sularının tam analizleri yapılmıştır. Bölgesel ve yöresel önem taşıyan bu kaplıca suları ve çevresinin planlı olarak geliştirilmesi uygun ve yararlı görülmektedir.
Kaplıca üzerine yapılacak konaklama ve tesis yatırımlarının, kaplıcadan daha fazla fayda sağlanmasına katkı sunacağı için değerlendirilmesi büyük yarar sağlayacaktır.
Güroymak (Norşin) Şelale Gölü
Güroymak Şelale Gölü’nün tarihi çok eskiye dayanmaktadır.
Nemrut Dağı’nın volkanik patlaması sonucu ilçe merkezi Kümbet Mahallesi mevkiinde meydana gelen Güroymak Şelale Gölü, ilçeye 12 km uzaklıkta bulunan Güroymak (Norşin-Çukur) Sıcak Su Kaplıcası ve Gölü ile birleşerek Karasu Nehri’ni oluşturmakta ve ilçenin batı istikametine doğru akmaktadır.
Ayrıca ilçenin içme suyu ihtiyacında kullanılan doğal kaynak suyunun ilçe merkezinde bulunması, ilçe için güzel bir ticaret ve turizm alanı oluşturmaktadır.
Nemrut Krater Gölü
Anadolu’da tarihî çağlarda faaliyet gösteren birkaç yanardağdan biri de Nemrut Dağı’dır. Bu yanardağın en son 1441 yılındaki faaliyetini, 15. yüzyılda bu yörede yaşayan Wardan adlı bir yazarın eserinden öğrenmekteyiz.
Söz konusu eserde verilen bilgiye göre, 1441 yılında Ahlat ile Bitlis arasında bulunan Nemrut Dağı, gök gürültüsüne benzeyen bir sesle gürlemiş ve insanları dehşete düşürmüştür.
Dağdaki buzlar yarılmış, yarıklardan duman ve alev fışkırmaya başlamıştır. Alevlerin içinde eriyen taşlar ve kayalar, şiddetli gürültülerle havaya uçmuştur.
Ahlat şehrinin yıkılacağından korkan şehir halkı büyük bir endişe yaşamış ve çevreye kaçmıştır. Dağdan çıkan öldürücü ve kötü kokular insanların hastalanmasına neden olmuştur. Bu durumu çevre yerleşim birimlerinde yaşayanlar da açıkça görmüşlerdir.
Patlamalar neticesinde tepe kısmını kaybedip kesik koni şeklini almasına rağmen Nemrut Dağı’nın yüksekliği, kalderanın kuzeyinde 3.050 metreye kadar ulaşmaktadır. Kalderanın çevresinde yer yer 2.800 metreyi aşan yükseltiler bulunmaktadır.
Nemrut Kalderası içerisinde sürekli olarak iki göl ile genellikle yaz mevsiminin sonlarına doğru kuruyan üç göl daha bulunmaktadır. Göllerin beslenme kaynakları yağışlardır ve su seviyeleri yıllık yağış miktarına göre değişmektedir.
Göllerin en büyüğü olan Nemrut Krater Gölü, kabaca hilal şeklinde bir görünüme sahiptir. Yüzölçümü yaklaşık 12 km²dir. Ortalama derinliği ise yaklaşık 100 metre civarındadır.
Göl içerisinde bol miktarda aynalı sazan ve az miktarda diğer balık türleri bulunmaktadır. Göl suyu tatlı ve soğuktur.
Alınan örneklerin analizleri sonucunda suyun berrak, renksiz, kokusuz ve normal içme suyu lezzetinde olduğu tespit edilmiştir.
Ilıgöl
Ilıgöl’ün yüzölçümü yaklaşık 1,2 km²dir.
Gerek göl tabanından gerekse gölün çevresinden karışan sıcak sular ve buhar nedeniyle gölün sıcaklığı kış mevsiminde bile 40 dereceye, yaz mevsiminde ise 60 dereceye kadar ulaşmaktadır.
Bazı asalaklar dışında canlı hayatına imkân vermeyen bu göl suyu, genellikle romatizma tedavisinde büyük bir şifa kaynağı olarak görülmektedir.
Yakın çevrelerden gelen ziyaretçilerin, 3-4 gün kadar çadır ve kendi imkânlarıyla yaptıkları barınaklarda kalarak günde 2-3 kez gölde banyo yapmak suretiyle tedavi oldukları gözlemlenmektedir.
Ilıgöl civarındaki çok sayıda sıcak su kaynağına ek olarak, gölün yaklaşık 160 metre doğusundaki kayalık bir alanda sıcaklıkla birlikte buhar çıkışı görülmektedir.
Bu buharın özellikle astım ve bronşit gibi hastalıklarda teneffüs yoluyla; böbrek ve romatizma hastalarında ise vücudu buhar çıkan yere tutmak suretiyle tedavi amacıyla kullanıldığı bilinmektedir.
Ilıgöl civarındaki sıcak su kaynaklarının varlığı ve yer yer görülen buhar çıkışları, buranın önemli bir jeotermal enerji potansiyeli taşıdığı görüşünü kuvvetlendirmektedir.













