Güroymak’ta seçimler gelir, seçimler geçer…
Sandıklar kurulur, vaatler sıralanır, vatandaşın kapısı çalınır, eller sıkılır, “yapacağız” denilir. İnsanlar da doğal olarak inanmak ister. Çünkü vatandaşın istediği çok şey değildir aslında.
Bir yol ister.
Çamurdan kurtulmak ister.
Tozdan, çukurdan, bozuk yoldan kurtulmak ister.
Çocuğunu okula gönderirken, hastasını hastaneye götürürken, evine girip çıkarken biraz olsun rahat etmek ister.
Peki sonra ne oluyor?
Seçim bitiyor.
Günler geçiyor.
Aylar geçiyor.
Hatta uzun zaman geçiyor…
Ama bazı mahalle yollarında değişen hiçbir şey olmuyor.
İnsanın aklına ister istemez şu soru geliyor:
Seçimden önce verilen sözlerin seçimden sonra bir anlamı kalmıyor mu?
Vatandaş oyunu verirken hatırlanıyor da, oyunu verdikten sonra neden unutuluyor?
Bir yolun yapılması için vatandaşın yeniden seçim beklemesi mi gerekiyor?
Yoksa hizmet almak için her defasında sandık başına gidip bir şeyleri hatırlatmak mı gerekiyor?
Bunu sormak hakkımız.
Çünkü yol, lüks değildir.
Yol, belediyecilik hizmetlerinin en temel unsurlarından biridir.
Güroymak’ın bazı mahallelerinde insanlar hâlâ bozuk yollarla mücadele ediyor.
Yağmur yağınca çamur…
Kuraklıkta toz…
Bir yerde çukur…
Başka bir yerde bozuk zemin…
Vatandaş aracını düşünmek zorunda.
Çocuğunu düşünmek zorunda.
Yaşlısını düşünmek zorunda.
Hastasını düşünmek zorunda.
Ve bütün bunların yanında bir de şu sorunun cevabını aramak zorunda:
“Bizim yolumuz neden hâlâ yapılmadı?”
Bu soru artık basit bir yol talebi olmaktan çıkmıştır.
Bu, vatandaşın yönetime sorduğu bir hesap verme sorusudur.
Kimse kusura bakmasın.
Bir mahallede yol sorunu yıllarca devam ediyorsa, burada sadece “imkân yok”, “bütçe yok”, “çalışmalar devam ediyor” gibi cümlelerle geçiştirilecek bir mesele yoktur.
Vatandaş sonuç görmek ister.
Vatandaş asfalt görmek ister.
Vatandaş hizmet görmek ister.
Çünkü belediyeciliğin ölçüsü söylenen sözler değil, yapılan işlerdir.
Fotoğraf çekmek kolaydır.
Açıklama yapmak kolaydır.
“En kısa zamanda yapılacak” demek kolaydır.
Zor olan ise o yolu gerçekten yapmaktır.
Buradan açıkça sormak gerekiyor:
Güroymak’ın mahalle yolları ne zaman yapılacak?
Seçimlerin üzerinden bu kadar zaman geçmişken hâlâ bazı mahallelerde vatandaş neden aynı sorunları yaşamaya devam ediyor?
Hangi mahallelerin yolları yapılacak?
Çalışma takvimi nedir?
Öncelik sıralaması nasıl belirlenmiştir?
Vatandaş bunu bilmek istiyor.
Ve bunu sormak kimsenin haddini aşması değildir.
Tam tersine, vatandaşın en doğal hakkıdır.
Çünkü yönetenler vatandaşın üzerinde değildir.
Yönetenler, vatandaş adına görev yapan insanlardır.
Artık vatandaşın “bir gün yapılır” cümlesine değil, “şu tarihte yapılacak” cümlesine ihtiyacı var.
Çünkü belirsizlik de bir hizmet sorunudur.
Mahalle yolları konusunda somut bir plan açıklanmalı, hangi yolun ne zaman yapılacağı vatandaşla paylaşılmalıdır.
Eğer bir yolun yapılmasının önünde gerçekten teknik, ekonomik veya başka bir engel varsa bunun da açıkça anlatılması gerekir.
Vatandaş kandırılmak istemiyor.
Vatandaş oyalanmak istemiyor.
Vatandaş sadece iş görmek istiyor.
Unutulmamalıdır ki seçim günü vatandaşın kapısını çalanlarla, seçimden sonra vatandaşın kapısını çalmayanlar arasında fark oluşursa bunun adı hizmet değil, seçimden seçime hatırlamaktır.
Güroymak bunu hak etmiyor.
Bu ilçe daha iyisini hak ediyor.
Mahalleler daha iyisini hak ediyor.
İnsanlar daha iyisini hak ediyor.
Ve artık şu cümlenin zamanı çoktan geçti:
“Bekleyin, yapılacak.”
Vatandaş yıllardır bekliyor.
Şimdi beklemek değil, sonuç görmek istiyor.
Çünkü yol sadece asfalt değildir.
Yol, vatandaşa verilen değerin de göstergesidir.
Ve bir şehrin yollarına bakarak, o şehirde yaşayan insanlara ne kadar değer verildiğini anlamak mümkündür.
Güroymak’ın mahalleleri daha fazla beklememeli.
Artık söz değil, hizmet zamanı.
Artık vaat değil, icraat zamanı.
Ve vatandaşın sormaya hakkı var:
“Seçim bitti. Peki bizim yollar ne zaman yapılacak?”













